İslamiyet’in en korkunç, en zararlı düşmanı, Müslüman görünüp, din adamı şekline girip, İslamiyet’i içten sinsice yıkmaya çalışanlardır!..

İslam düşmanları, İslamiyet’i ve Müslümanları yok etmeye çalışıyorlar. Bunlardan bir kısmı her türlü propaganda yolları ile iğrenç yalan ve iftiralar söyleyerek, çok vahşi ve barbarca işkenceler yaparak saldırıyorlar. Bu alçak saldırılarını Müslümanlar görüyor, anlıyor, onlara aldanmıyorlar. Bir kısmı ise, sinsi, tatlı sözle, güler yüzle ve para yardımı yaparak, okşayarak, İslam’a saldırıyorlar.

İslamiyet’in en korkunç, en zararlı düşmanı, Müslüman görünüp, din adamı şekline girip, İslamiyet’i içten sinsice yıkmaya çalışanlardır. Bunlar Kur’an-ı kerimi kendi kısa akıllarına göre açıklarlar, dostça sözlerle, yazılarla, İslamiyet’i içeriden yıkarlar. Bölücülük yapar, kardeşi kardeşe düşman ederler. Hâlbuki İslam dini, birleşmeyi, kaynaşmayı, yardımlaşmağı emretmektedir. Her Müslümanın birbirlerine, hatta gayrimüslim vatandaşlara, yurdumuza gelen yabancı iş adamlarına, turistlere iyilik etmesi, herkesi sıkıntıdan kurtarması lâzımdır. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” (İnsanların en iyisi, insanlara faydalı olandır) ve (Üzerinde kul borcu olan, bunu ödemedikçe, Cennete girmeyecektir) buyurdu.

Her Müslümanın, yurdumuzda da, gayrimüslim memleketlerinde de, herkesin hakkını gözetmesi, kimseye kötülük yapmaması, kimseyi incitmemesi, kanunlara uyması, devlet adamlarına itaat etmesi lâzımdır. Bunun için de, İslâm bilgilerini, İslam’ın güzel ahlâkını, gençlere öğretmeliyiz. Temiz gençler dinde cahil bırakılırsa, yalancı ve sahte kahramanlara, ikiyüzlü dostlara inanarak dinleri ve ahlâkları bozulur. Sonsuz felâketlere, uçurumlara sürüklenirler.

İslamiyet’e saldırmak, İslamiyet’i insanlara yanlış tanıtmak bütün dünyaya, bütün insanlara suikast yapmaktır. İnsan haklarını, insan hürriyetlerini ayaklar altına almaktır. İnsanların saadetini felâkete çevirmeye uğraşmaktır. Bu facia, bu kötülük, gözü dönmüş ve taş yürekli bir avuç zümrenin zevki, keyfi ve eğlencesi için işlenmektedir. Allahü teâlâ, insanları bu felaketten kurtarsın! Âmin. Yalnız lâf ile ve yazı ile yapılan dualar kabul olmaz. Hem dua etmek, hem de sebebe yapışmak, çalışmak lâzımdır. Müslümanların, dinlerine, saadetlerine saldıran açık ve sinsi düşmanları tanımaları, bunların yalanlarına aldanmamaları lâzımdır.

Temiz gençleri bu yıkıcı, sinsi saldırıya karşı uyandırmak ve korunmalarını sağlayabilmek böylece İslâm davası güttüklerini bildiren bozuk kimseleri gençlere tanıtarak, hakkı, doğruyu meydana çıkarmaya çalışmak çok önemli bir hizmettir.

[Bu yazı “Hakikat Kitabevi” yayınlarından “Faideli Bilgiler” kitabından hazırlanmıştır.]

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salim-koklu/593701.aspx

16.10.2016

Reklamlar