“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayr-i mümkündür. Çünkü Türkler, Müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır…”

Müslümanlar niçin geri kaldı -4-

Osmanlı devletinde Rus sefiri olarak uzun seneler çalışan İgnatiyef, hâtıralarında, Sultan İkinci Mahmud Hân zamanında, Fener Patrikhanesinin kapısında asılan, 1237 [m. 1821] Rum isyanının baş plânlayıcısı, Patrik Gregoryos’un Rus Çarı Aleksandr’a yazdığı mektubu açıklamaktadır. Mektup ibret vericidir:

“Türkleri maddeten ezmek ve yıkmak gayr-i mümkündür. Çünkü Türkler, Müslüman oldukları için çok sabırlı ve mukavemetli insanlardır. Gayet mağrurdurlar ve izzet-i iman sâhibidirler. Bu hasletleri, dinlerine bağlılıklarından, kadere rıza göstermelerinden, örf âdetlerinin kuvvetinden, padişahlarına [devlet adamlarına, kumandanlarına, büyüklerine] olan itaat duygularından gelmektedir. Türkler zekidirler ve kendilerini müspet yolda sevk-i idare edecek reislere sahip oldukları müddetçe de çalışkandırlar. Gayet kanaatkârdırlar. Onların bütün meziyetleri, hatta kahramanlık ve şecaat duyguları da ananelerine olan merbutiyetlerinden (bağlılıklarından), ahlâklarının salâbetinden (sağlamlığından) gelmektedir. Türklerde evvelâ itaat duygusunu kırmak ve manevi râbıtalarını (bağlarını) kesretmek (parçalamak), dinî metanetlerini (sağlamlığını) zaafa uğratmak (zayıflatmak) icap eder. Bunun da en kısa yolu, ananât-i milliyye (millî geleneklerine) ve maneviyyelerine uymayan harici (yabancı) fikirler ve hareketlere alıştırmaktır.
Maneviyatları sarsıldığı gün, Türklerin kendilerinden şeklen çok kudretli kalabalık ve zahiren hâkim kuvvetler önünde zafere götüren asıl kudretleri sarsılacak ve maddî vâsıtaların üstünlüğü ile yıkmak mümkün olabilecektir. Bu sebeple Osmanlı Devletini tasfiye [ortadan kaldırmak] için mücerret olarak (yalnız) harp meydanlarındaki zaferler kâfi değildir. Hatta sâdece bu yolda yürümek, Türklerin haysiyet ve vakarını tahrik edeceğinden, hakikatlerine nüfuz edebilmelerine (dönmelerine) sebep olabilir.
Yapılacak olan, Türklere bir şey hissettirmeden, bünyelerindeki tahribi tamamlamaktır.”

Bu mektup ders kitaplarında ezberletilecek kadar mühimdir. Mektupta ibret alınacak çok şey vardır. En önemlisi şu iki husustur:

1- Türklerin maneviyatının ve dininin yıkılması için, Türkleri yabancı fikir ve âdetlere alıştırmak.
2- Türklere hissettirmeden bünyelerindeki tahribatı tamamlamaktır.
Bu hedeflere ise, Batı’nın inanç, moda, örf ve âdet ve ahlâksızlıklarını, taklit ettirmekle ulaşılır.

Batı’nın ilim, fen, teknik ve her sahadaki fennî gelişmelerini almak elbette lâzımdır. Zaten İslamiyet bunu emreder. Yabancı dil öğrenmenin lâzım olduğunu hadis-i şerifler de haber vermektedir…

Salim Köklü – 10.07.2016 – Türkiye Gazetesi

Reklamlar